Günlükler- Bertolt Brecht Gözünden; 1942’de, Bu Hafta Sonu Neler Oldu?

8 Mayıs Cuma- Finlandıyalı’lar hala savaşıyorlar. İnsani sabır şüphe edilecek bir şey. Daha bir yıl önce yaşanan nasıl bir açlıktı? Grete için bir portakal ya da bir yumurta ele geçirinceye kadar- sanki hayatı o portakal ve yumurtaya bağlıymış gibi- alıp getirmiştim.

9 Mayıs Cumartesi- Eisler, haklı olarak bizlerin yenilikleri katıksız teknik, sosyal işlevinden bağımsız yürütmeye çalışmış olmamızın ne kadar tehlikeli olduğuna işaret ediyor. Orada harekete geçiren müziğin kayıtsız şartsız istenmesi vardı. Burada radyodan günde yüz kere harekete geçiren müzüği duyabilirsiniz: Coca Cola almaya teşvik eden korolar. İnsan çaresiz ‘sanat için sanat’ diye sesleniyor. Ben Schönberg okulu aracılığıyla metinlerin doğal olmayan vurgulamalarıyla dalga geçerken, Adorno bu vurgulamaları büyük ve ani aralıklar talep eden ‘ müziğin gelişimi’nin bir sonucu olarak savunuyor. Böylece sonuç olarak bunlar yapı tekniksel, neredeyse matematik düşünüşlerdir ve ölen savaş atlarının kişnemesi gibi, müzisyenleri mecbur eden tonal malzemenin düzenlenmesinde mantığın kayıtsız şartsız istemleridir.

10 Mayıs Pazar- Bu savaşla sonuna kadar mücadele edilmesi ne itici! Savaş yönetiminin buzullaşmasından söz edilebilir. Malların giderilmesi için olan bu devasa mekanizma, kazançlı üretim olduğu sürece malların üretimi için olan mekanizma gibi çok az ideolojik dürtüye ihtiyaç duyuyor. Rövanş hevesinin çağrısı ‘normal’ endüstride ki çalışma hevesinin çağrısı gibi gereksizdir. Çok fazla teknik akıl yatırımı yapılan bu tank savaşları ne aptalca. Bir yığın tank, yine bir diğer yığın tanka karşı sürülüyor ve sonra tanklar karşılaştıklarında birbirlerini vuruyorlar; eski dövüşme, makinelerin savaşına dönüşüyor, akşam tanklar hasar verme güçlerinin yenilenmesi için geri dönüyorlar vs. vs. Düşmanlığın en büyüğü, birleşme koşulları için savaşı bitirmeye çalışan rakip iki firmanın düşmanlığına eşittir.

11 Mayıs Pazartesi- Dunant malzemesi büyük zorluklar yaratıyor. Hicivli bir bakış açısı ( hümanizm, bu dünyada, burjuva bir birey için alkolizm kadar tehlikeli). Timon safhasına giriş açmıyor. Bir ısı problemi. Burada iyi yetiştirlmiş bir genç adamın öfkeden çıldırmış ihtiyara dönüşmesi sözkonusu, insan dostu- insan düşmanı diyalektiği, Kızıl Haç’ın fırsatçı karakteri. Genç Dunant, Cezayir’de ki değirmenlere imtiyaz sağlanması için mücadele etmek üzere ayrılır, sonra kendisini emperyalizmin kurbanlarına hayırseverlik sağlanması uğruna mücadele etmek zorunda hisseder, her iki amacın çatışmasını yaşar ve Lear’ın deliliğine düşer.

Kaynak; Bertolt Brecht, Günlükler 1941-1955, İthaki Yayınları

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s