Günlükler- Zaman Zaman İçinde, Andrey Tarkovski- I

Ünlü Ayna Filmi’nde, bir sahnede bardağın masada bıraktığı izin yavaşça buharlaşıp kaybolduğunu izleriz. Ekşi sözlükte bir yorum şöyle diyor yaratıcı yönetmenle ilgili: ‘Tarkovsky yavaşlığın keşfidir.’ Tek isteği bir şeyler yaratmak olan ünlü yönetmenin Afa Yayıncılıktan, Zaman Zaman İçinde isimli güncesinden bölümler paylaşacağım. Sanatçının 1970 ile 1986 tarihleri arasında çeşitli zamanlarda tuttuğu günlüklerden oluşan eser, yönetmenin, hem yapıtları, ilham aldıkları ve günlük yaşamından kesitler sunuyor.

1970

30 Nisan, Perşembe, Moskova – Saşa Mişurin ile yine Dostoyevski hakkında konuştuk. Tabi ki film hakkında, önce yazılmalı, nasıl yönetileceği konusunda konuşmak için çok erken. Dostoyevski romanlarının filmini yapmanın hiç mi hiç anlamı yok. Adamın kendisi hakkında film yapmalıyız. Kişiliği hakkında, tanrısı, şeytanı, çalışması hakkında. Tolga Solonitsin’den harika bir Dostoyevski olur.

10 Mayıs, Pazar, Moskova– 24 Nisan 1970’de Myasnoye’de bir ev aldık. İstediğimiz evi. Şimdi ne olursa olsun umrumda değil. Bana hiç iş vermezlerse ben de taşrada ki evimde oturup domuz ve kaz beslerim, ayrıca sebze bahçem de olur. Hepsinin canı cehenneme ondan sonra!

Yavaş yavaş hem evi hem de bahçesini düzene sokmalıyız; sonunda harika bir ev olacak, hem de taştan.

Burada ki insanlar iyiye benziyor. Bir tane arı kovanı yerleştirdim bahçeye, balımız da olacak. Bir de kamyonet alabilsek tam anlamıyla düzene gireceğiz, bu yüzden mümkün olduğunca para kazanmalıyım ki önümüzdeki sonbahara kadar evin tüm eksikliklerini giderebileyim. Kışın da içinde oturulabilir halde olmalı. Moskava’dan tam üç yüz kilometre uzakta, insanlar buraya bir hiç için sürüklenip gelmezler.

Şimdi önemli iki şey:

1- Solaris iki bölüm olmalı 2- Rublev‘in dağıtımı olabildiğince iyi yapılmalı.

Ancak o zaman ben de borçlardan kurtulurum.

4 Haziran, Perşembe- Parçalar yavaş yavaş bir araya geliyor. Komite, Solaris‘in 4000m, yani 2 saat 20 dakika olmasına izin verir gibi. Merkez Parti Komitesi çekimin Japonya’da olması hakkında tartışıyormuş.

Larissa doktora gitti, dediğine göre bebeğin ikiz olma olasılığı varmış.

13 Haziran, Cumartesi– Dün Bibi Anderson ile tanıştırıldım. Tüm geceyi onun Khari rolüne uygun olup olmayacağını düşünerek geçirdim. Tabi muhteşem bir oyuncu ama çok iyi görünmesine rağmen o kadar genç değil. Bilmiyorum. Onunla ne yapacağız, henüz karar vermiş değilim. Bizim paramızla da çalışmaya razı. Yazın Bergman’ın filminden sonra sonbaharda çalışmaya hazır olacakmış. Bakalım göreceğiz. Şu an bir karar vermedim. İra’yla konuşmalıyım.

Ayın on ikisinde Senka’yı okula götürdüm. Anladığım kadarıyla başarısız ama öğretmeni açık görüşlü, hiçbir şey söylemedi. Neyse en azından şimdilik okul sözkonusuysa olduğunda her şey yolunda sayılır.

11 Temmuz, Cumartesi– Ne zamandır hiçbir şey yazmadım. Bibi Anderson ile kocası buradaydı. Bibi, Solaris‘de oynamaya çok hevesli. Şüphesiz parlak bir oyuncu. İra’yla farklı bir makyaj tekniği kullanarak bir deneme çekimi daha yapacağım, eğer gene de emin olamazsam Bibi’yi deneyeceğim. Üstelik şansımıza Sovyet parasıyla çalışmaya razı, bu başka bir deyişle neredeyse bedavaya çalışmaya razı demek.

Larissa yarından sonra hastaneye gidiyor.

Bibi Aydınlık Gün‘deki anne rolü için şahane olabilir.

Dün Karasik’in Çehov’un Martı‘sına yaptığı inanılmaz kurgunun kopyasını izledim. Bu kez işleri iyice mahvedecek.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s