Başarıya giden yolda iyi bir araç; gözlem.

Silikon vadisinde yenilikçi şirketler iş tanımları sadece gözlem yapmak olan ve çözüm yaratan kişileri istihdam ediyor. Sistematik gözlem yeteneği sayesinde sıfırdan iş kuran bir çok girişimci mevcut. Ya da yine iyi gözlem yeteneği sayesinde Cem Yılmaz gibi ün kazananlar. Gözlem herseyin başlangıç noktası.

Kutunun hem içinden, hem dışından bakarak çevremizdeki fırsat işaretlerini kolayca fark etmek, görülmeyeni görmek ve aktif bir gözlem alışkanlığı edinmek için ezber bozan 7 aktivite:

1- Herhangi bir yerde, evde, bir kafede, bir bekleme salonunda, ilk defa ziyaret ettiğimiz bir yerde 15 dakika boyunca telefonumuz ile ilgilenmeden etrafı gözlemek. Her türlü detayı inceleyerek, şekiller, renkler, sesler, yerleşim planı, insanlar, davranışları, beden dilleri vs. sıradan şeyleri fark edebilmek.

2- Merak iyi bir gözlemin çıkış noktasıdır. Okuduğumuz gazetenin farklı bölümlerine bakmak, takip etmediğimiz yazarları da arada okumak veya kitapçıda hiç bir ilgimizin olmadığı bir kitap ya da dergiye göz gezdirmek, hatta her ay farklı konuda bir dergi satın almak.

3- Bir resim veya fotoğrafı 6 dakika boyunca inceleyip görebildiğimiz her türlü detayı süre boyunca hiç durmadan not almak.

4- Etrafımızda bulunan bir objenin, aletin mümkün olduğu kadar ayrıntılı bir biçimde nelerden meydana geldiğinin listesini yapmak. Örneğin objemiz bilgisayar olsun, metal, kablo, çipler, plastik tuşlar, devre, elektrik ve bunun gibi bir çok ilgili detayı listeleyebiliriz.

5- Herhangi bir görsel, kitap kapağı, reklam, afiş vs bir kaç dakika inceleyin ve tasarımın detaylarını fark ederek anlamaya çalışın. Örneğin, tasarımın rengi, boyutu, materyali, konusu, neden böyle tercih edilmiş? Hangi cinsiyet kullanılmış? Hikaye nasıl anlatılmış? Fikir yürütün. Mümkünse bu aktiviteyi bir arkadaşınızla beraber yaparak sonuçları tartışın.

6- Bugün veya daha önce yaptığınız bir şeyi, yaşadığınız her hangi bir deneyimi düşünün.. Size ne hissettirdi? Tadı nasıldı? Nasıl kokuyordu? Bir anınızı canlandırdı mı? Daha önce ne zaman böyle hissetmiştiniz? Duygularınıza odaklanın.

7- Sürekli kullandığınız bir rotayı düşünün , örneğin ev-market, ofis-yemekhane, ve bir harita çizmeye çalışın. Yol boyunca neler var? Neler dikkatinizi çekmiş? Neleri hiç fark etmemişsiniz?

Sıradan şeylere hep farklı bir gözle bakın, hayal gücünüzü tetikleyin.
Gözlem yaratıcı düşünce sisteminin de en önemli başlangıç adımı. Bu sürecin ve bir çok çözüm adımının uygulamalarla deneyimlendiği Yaratıcı ve Yenilikçi Düşünce Atölyesi ile ilgili detaylı bilgi almak için aşağıdaki butonu tıklayabilirsiniz.

Yaratıcı ve Yenilikçi Düşünme Sanatı

Digital work by ARZUENDAM, 2018

Yaratıcılık nedir? Neden bazı insanlar daha iyi fikirler, eserler, icatlar ortaya koyarlar? Sadece süper yetenekli oldukları için mi? Neden sadece bazı şirketler yaşantımızı değiştirecek ürünler tasarlarlar? Herkesten farklı yaptıkları şey nedir?

Üretim sürecine girip, ellerimi çalıştırdıktan beri, yaptığım işten keyif almak bir yana bir çok konuda daha önceki versiyonuma, örneğin bir beş yıl önceki halime göre daha fazla geliştiğimi hissediyorum. Sadece yaş alma ile birlikte oluşan bir tecrübe hali değil, pratik yapmaya devam ederken gözlem kapasitemin, düşünce şeklimin, yaratıcılığımın, olaylara bakış açımın değiştiğini söyleyebilirim. Görsel sanatlara olan merakım nedeniyle devamlı bu konuda bir araştırma ve öğrenme sürecinde içindeyim. Ve büyük sanatçıların tekniklerinden ziyade hep nasıl bir süreçle, hangi motivasyonla bu eserleri ortaya çıkardıklarını da anlamaya çalıştım. İlham aldıkları şeyler ve ritüelleri, kendim ve yaptığım bir çok şey için bana da ilham verdi, yol gösterdi.

İlk olarak, yaratıcı düşünce, ”Design Thinking” kavramı ile de 2014 yılında İstanbul’da düzenlenen AllDesign Tasarım Konferansı‘nda karşılaştım. Konferans katılımcılarından halen Amerika’da hayatını sürdüren endüstriyel tasarımcı Ayşe Birsel‘in ‘Design The Life You Love‘ workshop’u bazı şeyleri daha net görmemi sağlayarak farkındalığımı artırdı. Ufkumu genişletti. Daha sonra bu konu ile ilgili daha derin araştırmaya başladım. Bu sefer sanat dışında bir çok sektörden yaratıcı işler yapan başarılı bir çok insanın belli şeyleri sistematik olarak yaparak başarıya ulaştığını, yıllar boyunca bir çok psikolog, sosyolog ve sinir bilimcinin bu konuda yaptığı araştırmalarından öğrendim. Yapılan araştırmalar İkon haline gelmiş sanatçılar, bilim adamları, yenilikçi şirket patronları, kısacası kreatif bir iş ortaya koyan tüm insanların benzer bir düşünce yapısı olduğunu ve ortak bir metodoloji izlediklerini gösteriyor. İşte bu metodoloji ”Yaratıcı Düşünce‘ olarak adlandırılıyor.

Bir şey keşfetme, icat etme yani yaratıcılık özelliğini genelde yalnızca belli bir azınlığa aitmiş gibi kabul etme eğilimindeyiz. Halbuki yaratıcılık sadece sanatçılar, reklamcılar, müzisyenler, mimarlar için değil, iş insanları, ev hanımları, mühendisler, ebeveynler, öğretmenler, herkes için önemli. İngiliz Profesör Sir Ken Robinson‘a (herhalde gelmiş geçmiş en başarılı TED Talk konuşmacısı) göre hepimiz doğuştan yaratıcıyız, illa ki bir kitap yazıp bir icat yapmamız gerekmiyor. Günlük hayatta bu yaratıcılığımızı yani ‘pratik zeka’ mızı kullanarak bir çok problemi kolaylıkla çözebiliyoruz. Ancak ezbere dayalı aldığımız eğitim sistemi, günlük koşuşturmacamız, sorumluluklarımız, elimizdeki işi, ödevi bir an önce bitirme isteği, sürekli ilerisi için endişe içinde olma hali hayal gücümüzü çalıştırmamızı, yaratıcılığımızı kullanmamızı engelliyor.

Peki bu içimizdeki yeteneği nasıl daha iyi kullanabiliriz? Otomatik moddan çıkıp bunu nasıl işe yarar hale getiririz? İşte bu zihin hali ve süreçten ilham alarak kendi yaşantımızı, işimizi daha verimli kılmak mümkün. Sistem aslında çok basit, ancak uygulaması konfor alanımızdan biraz uzaklaşarak aktif bir deneyim, pratik dizisi gerektiriyor. Belli şeyleri daha farklı yapmak için biraz çabamızı gerektiriyor. Bu süreci hemen hemen her konuda kullanmaya çalışıyorum. Sürekli bir gözlem, anlama, deney, değerlendirme, öğrenme ve uygulama döngüsü içindeyim.

Yıllar boyunca fen okumuş, analitik karar verme, çözüm bulma süreci içinde çalışmış biri olarak bu sistemin çok da eğlenceli olduğunu söyleyebilirim.

Yaptığım araştırmalardan ve tecrübelerimden edindiğim bu bilgileri özetleyerek, süreci anlayıp farkındalığımızı geliştirerek günlük hayatımıza adapte etmek için çeşitli aktivitelerle harmanladığım bir workshop oluşturdum. Amacım çok sevdiğim bu muhteşem sistemi sürekli paylaşarak deneyimlemek. Çünkü bir araya gelerek bir şey üretmenin hayal gücünü geliştireceğine ve herkesin birbirinden öğrenecek bir şeyi olduğuna inanıyorum. Yaratıcı ve Yenilikçi Düşünce Atölyesi olarak adlandırdığım bu workshop ile detaylar aşağıda.

Eğer 2 Kasım Cumartesi İzmir’deyseniz, ilham alıp farklı bir şeyler yapmak isterseniz beklerim.

Katılmak veya detaylı bilgi için posttaki telefonu arayabilir ya da bana mail atabilirsiniz.

demirkayarzu@gmail.com

30’lu 40’lı yaşlardaysanız ve Seyahat Etmeyi Seviyor, Özel Bir Şeyler arıyorsanız, Flash Pack Burada…

Düşünün siz çok yoğun çalışıyorsunuz. İyi para kazanıyorsunuz. Bekarsınız. Arkadaşlarınızın çoğu evli, bir kısmı çocuklu. Sosyal ortam ve paylaşımlar değişmiş. Ve seyahat planlıyorsunuz. Grup olarak aynı zamanı tatil için ayarlamak çok zor. Herkesin öncelikleri farklı. Bir kaç arkadaşınıza soruyorsunuz ve denk getirebilirseniz yola koyuluyorsunuz. Tek başına turlarla seyahat de bir seçenek. Ancak turlar genelde klasik destinasyonlara ve aynı motivasyonu paylaşan insanlarla denk gelmeniz biraz şans işi. Bir de tabi maceracı ruhunuz var ama 20’li yaşlardaki gibi sırtınızda çanta ile bir hostel da değil daha konforlu bir yerde konaklamak istiyorsunuz. Yani;

Seyahat etmeyi seviyorum.

Klasik turistik yerler dışında farklı destinasyonları tercih ediyorum 

Extreme spor veya macera severim. 

Yalnız takılabilmeliyim ama seyahat grubu kafa dengi insanlardan oluşsa hiç fena olmaz.

İyi lokal bir rehberim olmalı.

Sırt çantalı bir gezgin olmak güzel, ama bu yaştan sonra yeme içme konaklama vs. biraz konforum olsun.

Şeklinde düşünüyorsanız geçenlerde rast geldiğim bir turizm seyahat sitesi Flash Pack’e bir bakın derim. 

Flash Pack, İngiliz bir karı-koca tarafından kurulan bir girişim. Kendi seyahat tecrübeleri ve isteklerinden hareketle oluşturdukları fikirleri harekete geçirip 2013 te bu siteyi kurmuşlar. Kısa zaman içinde 10 milyon Poundluk bir iş haline dönüştürmüşler.

Bu aslında güzel bir girişimcilik hikayesi aynı zamanda. Yeni bir şey icat etmeden, mevcut bir işi; tur operatörlüğünü bazı spesifik konuları öne çıkarıp, yeniden tanımlayıp konumlandırmışlar.

Sizin tatil tercihleriniz nedir? Nasıl karar alıyorsunuz? Keşke şu da olsa yapsam, gitsem dediğiniz bir aktivite yada lokasyon var mı? Neler?……

………….

Think, you are at some point of your life, as a hard working professional you need a holiday and start searching around, asking friends who wants to come along with you. Nobody is available. Everybody is busy and has different priorities. One friend suggests a group tour but it is a little bit risky travel with totally strangers. Are they like-minded or not?

And you want to travel with an adventurer spirit as you were in your twenties but in much more style in comfort.

So join a group of like-minded travelers with Flash Pack. https://www.flashpack.com

Lee Thompson and Radha Vyas are the co-founders of Flash Pack, a company for adventurous solo travellers in their thirties and forties looking to meet like-minded people while seeing the world in style and comfort. Using just £8,000 of their own money, the pair – who are also husband and wife – have turned Flash Pack into a £10m business.

With over 50 global trip, they promise to connect you with like-minded travellers in their 30s and 40s for a perfect group dynamic. Flashpackers are solo, mostly single, professionals from all over the world, who share your passion for adventure. 

What do you think? What is your dream holiday experience and destinations?

İlham Veren, Ufuk Açan Dergiler

Dijital bir evrendeyiz ama güzel tasarlanmış bir derginin verdiği haz bir ayrı bana göre. Aldığım bazı dergileri yıllarca saklamak gibi bir alışkanlığım var. Evimin salonunda dergiden kuleler baş köşededir. Arada şöyle bir karıştırıp zihnimi boşaltır, çoğunlukla yeni fikirler ile kaldığım yerden devam ederim.

Son yıllarda takip ettiğim vizyon değiştiren , ilham veren dergilerden bazılarını aşağıda derledim. Kağıdın dokusu, kokusu, derginin tasarımı, yazar ve içerik sağlayıcıların yaratıcılığı ve evrensel konuları nedeniyle hepsi çok değerli. Özellikle yabancı olanlar biraz bütçeyi zorlasa da bu harcamayı kendime bir yatırım olarak görmeyi tercih ediyorum.

MONOCLE

Global bir spektrumda içerikler mevcut. Dünyanın dört bir yanına yayılmış ekibi ve editörleri ile 2007’den beri yayın hayatına devam ediyor. Özellikle seyahat, perakende, tasarım alanında beslenmek için ideal. Online sitesinde de ilham verici videolar, podcast’lar mevcut. https://monocle.com

BONE

2007 yılından beri takip ettiğim Türkiye’de ki en vizyoner dergilerden. Tasarımı, konuları, özellikle seyahat alanında alternatif destinasyon ve özellikle alışveriş, yeme-içme ve konaklama konusunda fikirleri ön planda. Gündemde olan sergiler, konserler ile de güncel. O ayın ajandasını oluşturmadan bir göz atmak lazım. Tek handikapı abonelik sistemi ile satın alabiliyorsunuz. Online sitesinden abone olabilirsiniz. http://bonemagazine.com/tr

KINFOLK

Minimal ve sofistike tasarımı ile kreatif alanda çalışan kişilerin keyif alacağı bir life-style dergisi. Kopenhag’ta bir de galerisi var. Ayrıca çeşitli konularda kitapları ve dijital aboneliği mevcut. https://kinfolk.com

MILK

Aslında çocuk modası merkezli bir yayın. Yine de hem görsel, hem de sanat, tasarım, moda, dekorasyon ve çocuk ile ilgili içerikleri ile ilham veren bir dergi. Tam bir masa üstü kitabı. http://www.milkmagazine.net

ARTAM

Müzayede ve sergi düzenleyici Antik A.Ş.’nin aylık yayını. Sanat ile ilgili güncel sergiler, sanatçılar ile ilgili sizi güncel tutan, görsel açıdan da güzel bir dergi.


FT Weekend

Financial Times’ın hafta sonu gazetesi. Ekleri, özellikle Life&Arts ve arada verdiği dergi ilaveleri ile gündemin içinde kalmayı sağlıyor. 

Son Dakika Yeni Yıl Hediyesi

Neden bazı insanlar için parlak, taze fikirler kolaymış gibi görünür de diğerleri için zordur? Mesele sadece farklı programlanmış yaratıcı tipler meselesi mi, yoksa iş daha çok davranış ve tutumla mı alakalı?

Yaratıcılık konusu hep gündemde. İnsan olarak aslında hepimiz eşsiz bir hayal gücüne sahibiz. Bu hayal gücünü besleyip, farkındalıklarımızı artırıp yaratıcı düşünme şekline odaklandığımız zaman, en olağan dışı şeyleri gerçekleştirmemize yol açar bu gücümüz.

Kendine güven esastır. Sanatçılar resim yapmak, yazmak ya da sahneye çıkmak, şarkı söylemek için izin almayı beklemezler; yaparlar ve çıkarlar.

Will Gompertz, Sanatçı Gibi Düşün, YKY Yayınları, 19 TL

Önce kendiniz için alıp okuyun bu kitabı. Ve sevdiklerinize de.

En iyi hediye bence kitap.

Yılbaşı Gecesi Konuklarınız için Hazırlayacağınız Eğlenceli ve Basit Bir Hediye.. ”Hangover Kit”



Yılbaşı gecesi evde yemek ya da parti için konuklarınızı ağırlayacaksanız, gelen kişiler için kolayca hazırlayacağınız bu minik hediye esprili bir seçenek olabilir.

Gerekli malzeme:

Bir kese veya kutu. İçine koyabilecekleriniz aslında size kalmış. Genel olarak bu tip kitlerde tercih edilenler; tekli aspirin ya da alkaseltszer, mini poşet kahve, çikolata, nane şekeri, ıslak mendil, el kremi, göz bandı vs…

Burada önemli olan kitin sunum şekli. Kese veya kutuyu üzerine isim, özel notlar veya çizim yaparak ile kişiselleştirebilirsiniz.

Ben aldıklarımı elde boyayarak hazırladığım keseler içine koydum.

Herhangi bir kırtasiye ya da parti malzemeleri satan yerlerde çeşitli olarak bitip kese veya kutuları bulabilirsiniz. Benim yaptıklarıma ulaşmak isterseniz butona tıklayın.

Size özel olarak kişiselleştirerek, istenilen boyutta hazırlayacağım el boyaması keten kese sipariş vermek isterseniz, ayrıca tüm soru ve yorumlarınız için demirkayarzu@gmail.com adresine mail bekliyorum. :))


AE denim project

Untitled-2 (1)

Blue Jean‘, her yıl ve her sezon değişen renk ve kesimleri ile hepimizin vazgeçilmezi. Pratik, zamansız ve popüler. Bir jean içinde özel hissetmenin ve farklı görünmenin en kısayolu ise; kişiselleştirilebilir, el boyaması bir ArzuEndam denim. Limitli sayıda ceketlerden oluşan bu koleksiyonu Hip Hop ve Punk’ın yükselişte olduğu 80’lerin Amerika’sı, ‘Pop Art’ ayrıca hayran olduğum Basquiat resimlerinden esinlenerek tasarladım.

IMG_0449

IMG_0509

 

O dönemin kodlarını jean felsefesine çok yakıştırıyorum. Jean giysileri hemen her kesim, her kültürel grup tercih ediyor. Eşitlikçi, özgür, şık ve popüler. O dönem de, genel olarak hiyerarşiyi yok eden, iyi sanat, kötü sanat kavramları arasındaki sınırları kaldıran ve güncel hayatı ve popüler kültürü yücelten ‘Pop Art’ akımının da devam ettiği bir süreç.  Sanatçılar kavramsallıktan uzaklaşarak, özgürce kendilerini görsel açıdan ifade etmek için dışavurumcu ve yenilikçi olarak büyük ölçeklerde çarpıcı resimler yaptılar.

IMG_0508

IMG_0506

O dönemki graffitilere gönderme yapan desenleri, sloganları deneysel bir şekilde fırça ile direkt ceketler üzerine uyguladım. Ayrıca yine dışavurumcu bir şekilde ceketlerin önüne büyük ölçekte portreleri yerleştirdim. Toplamda bu koleksiyonda 30 adet ceket ortaya çıkacak. Yaptıkça buradan süreci paylaşacağım. Nisan Ayı itibarı ile tüm seriyi tamamlanacak. Bu ceketler http://www.designersofoz.com/en/ İzmir ve Alaçatı mağazalarında görücüye çıkacak. Ayrıca sipariş üzerine de limitli olarak çalışıyorum. Bunun için mail adresime talebinizi yollayabilirsiniz.

Bir jean ile asla rüküş olamazsınız.

Yorum ve düşüncelerinizi beklerim:)

 

 

ArzuEndam

IMG_0025

Herşey bir çizimle başladı. Değişik tekniklerle yaptığım onlarca çalışmadan sonra elime geçen farklı materyalleri de boyamaya başladım. Eski giysiler, T-shirt ve gömlekler, vs. Burada en önemli motivasyon kaynağı, ortaya güzel ve farklı bir şey çıkarmak ve aşina olduğum eşyalarıma yepyeni bir yüz kavuşturmak diyebilirim.

Özellikle son yıllarda günümüzün gerçeği olan tüketim çılgınlığı, ‘Fast Fashion’ olarak adlandırılıyor. Bunun sonucu olarak bu çok büyük ölçekte üretimin çevreye ve elverişsiz koşullardaki emekçilere olumsuz etkisi ve atık sorunu tüm dünyada bir farkındalık yarattı. Bu durum etik değerler ve geri dönüşümü merkeze alan oluşum ve markaların da çoğalmasına yol açtı.

İşte tam bu nedenle, sadece tüketici olmayıp bir şeyler üretmek ve bu özgün tasarımları çevremdekiler ile paylaşmak ArzuEndam‘ın çıkış noktası oldu.

DSC_1032

Boyadığım kumaşlar ile hafif, zamansız ve pratik giysiler ve ev tekstil aksesuarları tasarlayıp diktirmeye başladım. Aynı zamanda mevcut giysileri de modifiye ederek ‘unique’ parçalara dönüştürüyorum. Sanat bütün bu çalışmalarının merkezinde yer alıyor.  Su bazlı boyaları fırça ile genellikle direkt materyal üzerine uyguluyorum ve, veya değişik baskı teknikleri uyguluyorum. Bir tema ve hikaye çerçevesinde hareket etmekle beraber genelde süreç deneysel ilerliyor. Dışavurumcu bir teknik ile çalışıyorum. Bazen sonuç beklenmedik sürprizlerle geliyor.

IMG_1636

IMG_0293

Bugün kalite ve etik değerlere sahip olmak ile birlikte en büyük lüks ‘kişisellik‘. Hemen herkes kendini doğru ifade etmek, iyi ve özel hissetmek istiyor. Limitli üretilen ürünler, bir vaadi olan tasarımları tercih eden yeni tüketici profili artık daha az ama yıllarca beraber olacağı parçaları alıyor.